Kayıt Ol

Kariyerine Caz Tutkusu Yön Verdi Özel

Pazartesi, 29 Temmuz 2019 08:49 Haberler
(0 oy)

Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı, hobisini işe dönüştürebilen şanslı insanlardan... Gönlünü lisedeyken caza kaptıran Bigalı, bilgisayar mühendisi olarak çalıştığı yıllarda kültür etkinliklerini ilgiyle takip ediyormuş ve bu ilgi yolunu Akbank Sanat'a çıkarmış...

Sanatseverleri "Günümüz Sanatçıları" yla buluşturan ödüllü serginiz şu sıralar 37. kez düzenleniyor. Sergiyi gezince ödülü kazananları belirleyen jürinin işinin hiç de kolay olmadığını düşündüm, siz ne dersiniz? Bu uzun soluklu serginin hazırlık aşamalarından kısaca bahsedebilir misiniz?

Akbank Sanat olarak hem organizasyonunu hem ev sahipliğini üstlendiğimiz, aynı zamanda sezonun son sergisi olan bu köklü sergi geleneğinin temel amacı; Türkiye’nin her köşesinden genç sanatçıları çağdaş sanat alanında görünür kılmak ve onları daha çok üretmeye teşvik etmek. Her yıl yaklaşık binin üzerinde başvuru aldığımız süreçte, öncelikle sanatçıların yarışma şartlarına uymasına dikkat ediyor, serginin o yılki temasıyla bağdaşan, özgünlük, teknik yeterlilik gibi kriterleri göz önünde bulundurarak bir seçki oluşturmaya çalışıyoruz. İlk olarak elektronik ortamda her jüri üyesinin kendi ön elemesini, araştırmasını yapmasının ardından jüri üyeleriyle Akbank Sanat’ta bir araya geliyoruz ve ön eleme sonrası seçki için düşünülen eserleri tek tek inceliyoruz. Karşılıklı fikir alışverişinden, uzun tartışmalardan sonra nihai seçkiyi oluşturuyoruz ve seçilen sanatçılarla iletişime geçip onlara gerek eser prodüksiyonu gerekse organizasyonel süreçlerde her anlamda yardımcı oluyor; yaklaşık 7 hafta boyunca galerimizde sergilenecek eserleri sanatseverlerle buluşturmak için kurulum çalışmalarımıza başlıyoruz.

Aynı zamanda jürimiz ödül vereceği sanatçı veya sanatçılara karar veriyor ve açılış gününde bu ödülleri sahipleriyle buluşturuyoruz. Bu yıl jüri üyelerimiz; Prof. Dr. Melih Görgün, Prof. Dr. Aslı Serbest, Prof. Dr. Mona Mahal ve Resim Heykel Müzeleri Derneği Başkanı Gönül Nuhoğlu idi. Serginin küratörlüğünü Melih Görgün yaptı. Gerek jüri toplantısında gerekse ondan sonraki dönemde çok uyumlu çalıştık, güzel bir sergi oldu.

Yaz döneminde sanatseverlere başka neler sunacaksınız?

Akbank Sanat, ay sonuna kadar dolu dolu bir program sunmaya devam edecek. Akbank Günümüz Sanatçıları Ödülü sergimiz 31 Temmuz'a kadar sürecek... Akbank Sanat olarak her ay dünya sineması günleri düzenliyoruz. Bugüne kadar Japonya, İtalya, Macaristan, Afrika, Nordik, Kore ve Hindistan olmak üzere birçok ülkeden filmlere, konsoloslukların desteğiyle yer verdik. 31 Temmuz’a kadar da Venezuela sinemasına ait 5 seçkin filmi sinemaseverlerle buluşturacağız. Bunun yanı sıra her cumartesi çocuk atölyelerimiz ve perşembe / cuma günü çocuk ve gençler için gerçekleştirdiğimiz, her sergimize özel bir içerikle hazırlanan “Güncel Sanat Eğitimi” programımız devam edecek.

Kariyerinizin sanata evrilmesini sağlayan güç, müzik bildiğim kadarıyla... Caz tutkunuz yaşamınıza nasıl yön verdi?

Caz sevgisi lise döneminde başladı, babam Amerika gezisinden caz tarihinin LP’lerinden oluşan bir set albüm getirmişti. Uzunca bir süre pek ilgilenmedim, sonra bir gün çalmaya başladım, saatlerce tüm albümleri çaldım. Sonra yavaş yavaş bu tutku oldu. Kadıköy Anadolu Lisesi’nde okuyordum, evimiz karşı tarafta olduğu için Karaköy’den vapurla karşıya geçiyordum. Karaköy Yeraltı Çarşısı'nın içinde Cümbüş diye bir plakçı vardı. Hemen her hafta oradan klasik veya caz LP alırdım. Pink Floyd, Led Zeppelin, Alan Parsons Project, Electric Light Orkestra tabii olmazsa olmazlardı.
Üniversitedeyken Caz Festivali’ne gelen sanatçıları kaçırmazdık. Miles Davis’i de ilk o zaman izlemiştim ve çok etkilenmiştim. O zamanlar Harbiye Açık Hava’nın yanı sıra Abdi İpekçi Spor Salonu'nda konserler olurdu.

Daha sonra bilgisayar mühendisi olarak Alcatel’de çalışmak üzere Stuttgart’a gittim. Stuttgart’ta yaşadığım yer ECM’in kayıt stüdyolarına çok yakındı ve kayıt için gelen birçok sanatçı Almanya’da turneler yapardı. Küçük lokallerde çok değerli sanatçıları izleme imkânı bulurduk. Downbeat, Jazz Times gibi dergilerden yeni kayıtları okur; CD’lerini alırdık, hafta sonları aldığımız CD’leri birbirimize dinletirdik. Keith Jarrett, Jan Garbarek, Bobo Stenson, Arild Andersen, Charlie Haden, Ralph Towner, Egberto Gismonti gibi birçok değerli sanatçıyı festivalleri beklemeden izleme imkânımız olurdu.

Stuttgart’ta "Forum" adında 6 katlı bir sanat merkezi vardı, her katında farklı etkinlikler düzenlenirdi. Benim de hayalim İstanbul’a dönünce "Forum 2"yi açmaktı. Ama bu sadece hayaldi tabii. Türkiye’ye dönünce Akbank’ın bilgi işlem merkezinde çalışmaya başladım. Akbank’ın caz festivali yaptığını öğrenince mesleği bırakıp festivalin yönetimini üstlendim. Daha sonra Akbank Sanat’a geçtim. Burası da 6 kat ve sanatın farklı alanlarında etkinlikler düzenliyoruz... Hayalim gerçekleşmiş oldu...

“FARKLI ALANLARDAN BESLENMEYİ SEVİYORUM”

Kendinize ayırdığınız zamanlarda neler yaparsınız? Ne gibi hobileriniz var?

Hobilerim dönem dönem değişiyor... Almanya’da bilgisayar mühendisi olarak çalışırken resim ve heykel yapardım, şimdi sanat organizasyonları yapıyorum ama hobilerim daha doğaya ve kişisel gelişime yönelik olmaya başladı. Sanırım farklı alanlardan beslenmeyi seviyorum. Bu ara yin yoga ilgimi çekiyor. Özellikle yoğun iş temposunda sonra yavaşlamak için iyi bir araç. Seyahat etmeyi, doğanın içinde olmayı, trekking yapmayı seviyorum. Fırsat buldukça inziva programlarına katılmaya çalışıyorum. İstanbul’daki çalışma hayatım çok yoğun ve sosyal olduğu için tatillerimi mümkün olduğu kadar sakin ve dinlendirici olarak ayarlamaya çalışıyorum... Bir diğer ilgim de yelken. Eskiden yelken grubumuz ile dünyanın birçok yerinde yelken yapardık ama son yıllarda pek fırsat bulamıyoruz. Yine de deniz üzerinde olmak benim için en büyük mutluluk. Yurtdışı seyahatlerimde de her yıl görmediğim, farklı kıtadan bir ülke seçiyorum. Çok farklı kültürleri tanımak ve özellikle onların ritüellerine tanık olmak insanı başka yönden besliyor. Gençlerin, özellikle üniversite yıllarında tek başına yurt dışına gitmelerinin, sırt çantalarıyla dünyayı dolaşmalarının ve farklı kültürleri tanımalarının ileride ne yaparlarsa yapsınlar onları en zenginleştirecek deneyim olduğuna inanıyorum.

PSİKOLOJİ VE KUANTUM FİZİĞİYLE İLGİLENİYOR

“Biraz Kitap, Biraz Sanat, Çokça Hayat” söyleşilerinde konuklarımızın okuma alışkanlıklarını ve kütüphanelerini de merak ediyoruz... Siz neler okursunuz? Kütüphanenizde hangi tür kitaplar vardır? Benim farklı alanlara ilgim var. Son dönemde özellikle psikoloji ve nöroplastisiteyle ilgilenmeye başladım. Bunun yanı sıra kuantum fiziği de ilgimi çekiyor... Farklı alanlarda kitapları aynı anda okuyorum. Roman ve şiir zaten hep var ama zaman zaman farklı alanlarla ilgilenmek de çok keyifli. Richard Feynman, Norman Doidge, David Griff iths özellikle kuantum fiziği için en çok okuduğum yazarlar. John Berger sanırım sanata ilgi duyan herkesin çok sevdiği bir eleştirmendir, benim için de öyle...

AKBANK SANAT'IN KÜTÜPHANESİ DE ZENGİN

Akbank Sanat’ın kütüphanesine de değinmek isterim... Kütüphanede neler bulabiliriz?

Akbank Sanat Yayınları olarak, her yıl referans niteliği taşıyan, çağdaş sanat konulu bir prestij kitabı yayımlıyoruz. Güncel sanat tartışmalarına önemli katkılar sunan ve güncel sanat dünyasında yol almayı sağlayan resim, mimarlık, fotoğraf, dijital sanat, güncel sanat gibi konularda yayımladığımız kitaplarımızı, öğrencilerin yararlanabilmesi amacıyla üniversitelerin kütüphanelerine gönderiyoruz. Çağdaş sanat çerçevesinde oluşturulan Akbank Sanat Kütüphanesi’nde bugüne kadar yayımlanmış olan Akbank Yayınları’nın yanı sıra güncel sanat, sanat tarihi, sinema, resim, fotoğraf, mimarlık, müzik, psikanaliz, sosyoloji, felsefe gibi alanlarda referans niteliği taşıyan yerli ve yabancı kitaplar ile Akbank Sanat’ta düzenlenen sergilerin katalogları yer alıyor. Pazar-pazartesi günleri hariç, 14:00- 19:00 saatleri arasında kütüphanemizde bulunan kitaplardan herkes yararlanabiliyor.

EKİMDE DÜZENLENECEK FESTİVALDEN TÜYOLAR

Meraklılarının heyecanla beklediği etkinliklerinizden Akbank Caz Festivali’nde dinleyeceğimiz isimlerden bazılarını anabilir miyiz?

Akbank Caz Festivali, bu sonbaharda caz dünyasının saygın plak şirketlerinden ECM Records’a özel bir yer ayırıyor. 2019’da 50. yılını kutlayan ve 1969’dan günümüze bin 600’ün üzerinde albümü müzikseverlerin beğenisine sunan ECM, festival kapsamında farklı kuşaklardan müzisyenlerin yer aldığı bir seçkiyle İstanbullu cazseverlerle buluşacak. Caz Festivali’nin biletleri satışa çıkan ECM Records sanatçıları arasında; Mats Eilertsen Trio, Jakob Bro Trio feat Joey Baron & Thomas Morgan ve Louis Sclavis Quartet yer alıyor. Festival programının diğer sürpriz ECM sanatçıları ise önümüzdeki günlerde açıklanacak... 29. Akbank Caz Festivali’nde ECM Records’ın 50. yılı onuruna programa alınan konserlerin ilki, 19 Ekim Cumartesi günü Akbank Sanat’ta gerçekleştirilecek. Kuzey Avrupa cazının önde gelen ve en yaratıcı topluluklarından biri olan Mats Eilertsen Trio, festivale büyük ilgi gören son albümleri “And Then Comes The Night” ile konuk olacak...

Caz Festivali kapsamında ayrıca; cazın efsanevi sanatçılarından, klarnetçi, saksafoncu, besteci ve emprovizatör Louis Sclavis, 24 Ekim Perşembe günü, Fransız Kültür Merkezi iş birliğiyle Babylon’da izlenebilecek. Sanatçı, ECM plak şirketinin bir diğer etkileyici grubu Louis Sclavis Quartet ile festivalin konuğu oluyor. Sclavis birlikte sahne alacağı grubuyla, son albüm projeleri “Characters on a Wall”dan bir seçki seslendirecek. ECM’in önde gelen sanatçılarından Danimarkalı müzisyen Jakob Bro ve grubu Jakob Bro Trio da konuğumuz olacak. Gitarist Jakob Bro, kontrbasçı Thomas Morgan ve davulcu Joey Baron’ın oluşturduğu grup, New York Times’ın “büyüleyici” olarak nitelendirdiği albümleri “Streams”in başarısının ardından, dünya cazının önemli sahnelerinden New York’taki Jazz Standard’ta canlı kaydettikleri son albümleri “Bay Of Rainbows”u geçtiğimiz yıl yayımladı. Üçlü, bu sonbahar Akbank Caz Festivali sahnesinde olacak. Jakob Bro Trio’nun eşsiz ruhunu yansıtacak bu ilham verici performans, 22 Ekim Salı akşamı, Zorlu PSM Drama Sahnesi’nde cazseverlerle buluşacak.

Okunma 164 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 29 Temmuz 2019 08:53
Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
Hale Sarar

Caz müziğine olan tutkusu hayatında ayrı bir yere sahiptir. Caza gönül vermiş günümüz kadınlarının sesini duyurmak için çalışmalarına devam etmektedir.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Layouts
Colors